19 Kasım 2010 Cuma

Adımla Nasıl Berabersem

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların 
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan 
koşar gibi yürüyüşün 
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün 

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların 
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın 
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman 

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz 
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye 
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat 
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz 
ve sonra her zaman her ölümlüye 
aynı şartlar altında kısmet olmıyan 
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda 

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların 
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın


ATTİLA İLHAN

3 Ekim 2010 Pazar

Sözler Yaprak...

Bazı sözler karanlıkta söylenir, 
diyorum uykularımın birinde
bazı sözler hiçbir zaman, 
diyorum kendi sesime uyanırken
bazı sözler karanlıkta söylenir
bazı sözler hiçbir zaman
diyorum armaların birinde
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından
geçip gitmektir şiir
ağaçla, yolla, ne tarafa
ve hangi zaman

imgenin şiddetiyle çoğalır anlam
parçalana parçalana

geçtiğimiz yollardan
onca yaprak düşer
birkaç şiir kalır yalnızca
o derin ağaçlardan

kendi sesimize uyandığımız rüyalarda ...

Murathan MUNGAN

28 Eylül 2010 Salı

Bu Bizimki

Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.

Bölücü bir aşk
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün.

Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis.

Yasadışı bir aşk bu,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor.

Soyguncu bir aşk bu,
En sıradan ezgilerden
Sevinçler devşiriyor

Kökü dışarda bir aşk,
Dante ile Beatrice'inkine
Fena öykünüyor.

İşgalci bir aşk bu,
Samanlık sevişenin diyor
Başka şey demiyor

CEMAL SÜREYA

18 Eylül 2010 Cumartesi

Kirişi Kırık Kalbim


Kirişi kırık kalbim
ıssız bir han sessizliğinde
toz tutmuş anıların kesik fısıltısında
her sevda saklı durur kendi dehlizinde,
ayrı birer kitabe.

Çığlığa susamış bir orman kuytusu iken
vaftiz edilmiş bedenim
baş ucumda yırtık ve kanayan bir sure
kulağımda küflü hazan ezgileri
minberinden hıçkırığı yükselir gölgemin.

Koridoruma vuran alacada belirginleşir
gidenin ıslak ayak izleri
Titrek mumun dibine akar
bir vedanın solgun dizeleri
Her harfi dudağımı yakar...

Korkumun kokusu dağılırken havada
kazınır içimin yüz yıllık lahiti
bir şeytan ağlar göz çukurumda
kıyamete vurur ibresi saatlerin
hayalin konar dilimin ucuna
...
Dilimin ucunda
yankılanır
İsrafil'in kanat sesleri...

BURCU AŞÇI

Kuğu Ezgisi

Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
bekçi gizleri.

Ne zamandır ertelediğim her acı,
Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
-bu şiir -
Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
Dost kalmak zorunda bana ve
sizlere!

Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
uykusunu bölen derin arzudan.
Büyüsünü bir içtenlikten alırsa
Kendi saf şiddetini yaşar artık,
-bu şiir -
Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
Sevda ile seslenir sizlere!

Nilgün Marmara

12 Eylül 2010 Pazar

HAYIR !!!!!!!!!!!!!!!!

Aman Tanrım, günlerdir avazım çıkana kadar HAYIR diye bağırdım, anlattım, gelin hukuki boyutuna bakalım dedim, sabahın köründe yağmura karşı yürüyüp hayır'ımı kullandım ancak insanımın kuzu kuzu me me me tavrından dolayı şimdi hıncımdan hayır diye çığırasım var.